DEĞİŞİK ÜLKELERDE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME

 

Öğretmenlerde Mesleki Gelişim

 

Eğitim sisteminin en temel taşlarından biridir öğretmen. İster öğretmen merkezli, ister öğrenci merkezli öğrenme olsun, her durumda aktif kişidir öğretmen. Toplumlara yön verirler, geçmişle gelecek arasında bağ kurarlar. Bu nedenle onun yetiştirilmesi ve belli bir kaliteye ulaştırılması devletler için büyük önem arz eder. Oluşturdukları yetiştirme ve mesleki geliştirme politikalarıyla, geleceği emanet edecekleri öğrencileri yetiştirecek öğretmenlerin bilgi toplumunun ihtiyaçlarına cevap verecek bir vizyona ulaşması için çaba sarf ederler. Bu temel yaklaşımdan hareketle Türk Eğitim Sisteminde öğretmenin yerini ve mesleğini icra ederken yetiştirilme düzeyini irdelemek istedim. Öncelikle sağlam sonuçlara ulaşabilmek için teknolojisi ve gelişmişlik düzeyi yüksek olan çeşitli ülkelerde ki öğretmen yetiştirme

politikalarıyla kıyaslama yapmak istiyorum.

 

ABD’de öğretmeni yetiştirme ve istihdam etme bakımından eyaletlere göre farklılıklar gözlenmektedir. Öğretmen yetiştirmede ortak standartlar bulunmasına rağmen istihdamda standartların eyaletlere göre değiştiği görülür. Hemen hemen bütün eyaletler öğretmen yapacakları adaylardan okuma -yazma, öğretme ve çalışacağı alanda mesleki yeterlilik

sınavlarını başarmayı şart koşar. Bazı eyaletler, adaylardan dört yıllık fakülte eğitimi üzerine master öğrenimi de görmelerini ister.

 

Eyaletler, öğretmenin gelişimini sürekli izleyebilmek için sertifikalarını yenilemede devamlı eğitim yoluyla master eğitimi yapmalarını zorunlu hale getirir. Denetlemesi yılda bir kez yapılan öğretmen, yeterliliği halinde her yıl bir kademe yükselir ve aldığı ücret artar.

Her eyalet, öğretmenlerin öğretmenlik izinlerini yenilemek için gerekli standartları kendisi belirler. Hizmet içi eğitim bir öğretmenin öğretmenlik izninin yenilenmesinde ön şart olabilmektedir. Bunun için öğretmenler, iki aylık yaz tatillerinde çoğunlukla üniversitelerin açtıkları eğitim programlarına veya seminerlere katılarak mesleki gelişimlerini sağlarlar.

 

Almanya’da üniversitelerde eğitim alanında program uygulayan fakültelerden mezun olan öğretmen adayları Öğretmen Sınav Kurumu tarafından yapılan I. Devlet sınavından başarılı olmaları halinde stajyer öğretmen unvanını kazanırlar. Bundan sonra iki yıl süreyle staj yapacakları okulları kendileri bulurlar. Bu süreçte fakültede aldıkları notlar etkileyici olur.

Stajyer öğretmenler, stajyerlik eğitimini tamamladıktan sonra II. Devlet sınavına girerler ve başarmaları halinde öğretmenlik yapmaya hak kazanırlar. Bu niteliği kazanan öğretmenler görev yapacakları okulu kendileri bulurlar. Devlet, herkese öğretmenlik verme yükümlülüğünde değildir. Üç yıl içerisinde okul bulamayanlar sınavı yenilemek zorundadır.

Öğretmenlik hakkı elde edenler, okul yönetimi ve eyaletlerin eğitim müdürleri ile yaptıkları görüşmeler sonucunda uygun bulunmaları halinde atanırlar. Bu süreçte takdir hakkı ve yetki tamamen yönetimlerdedir.

 

Öğretmenler, mesleki gelişimlerini hizmet içi eğitimler yoluyla sağlarlar Bu süreçte elde edilen kazanımların kademe ve ücret artışına etkisi yoktur. Meslekte süreklilik vardır. Stajyerlik sürecinde yapılan sıkı takip ve bilgilendirme çalışmaları öğretmenlik sürecinde belirgin olarak

azalmaktadır. Okul müdürü, önceden bilgilendirmek kaydıyla öğretmeni denetleyebilir.

 

Fransa’da anaokulu ve ilkokul düzeyinde öğretmen alımlarını bölge eğitim müdürlükleri bölgesel sınavla, ortaöğretim kurumları düzeyinde öğretmen alımlarını ise merkezi yönetim yine yaptığı bir genel sınavla belirlemektedir. Yerel ve merkezi sınavlara katılabilmek için yüksek okul mezunu olma şartı vardır.

 

Ülkede kişisel ve mesleki gelişmeye katkı sağlayacak hizmet içi programlar düzenlenir. Bu programlara katılım öncelikle isteğe bağlıdır. Yerel ve ulusal düzeyde katılımı zorunlu kurslar da vardır.

 

Fransa’da öğretmenler, yüksek lisans yaparak, agregasyon sınavını geçerek, hizmet içi eğitim kurslarına devam ederek mesleklerinde yükselme imkanı bulabilmektedirler.

 

İngiltere’de öğretmen olabilmek için “Nitelikli Öğretmen Statüsü” kazanmak gerekmektedir. Bunun içinde Eğitim Bakanlığı tarafından Temel Öğretmen Eğitimi kursunu bitirmiş olmak gerekliliği vardır.

 

Okul yönetimleri ihtiyaç duydukları öğretmenler için ulusal düzeyde yayınlanan eğitim dergisine ilan verirler. İlgili dergiden hareketle öğretmenler başvuruda bulunurlar. Başvurusu kabul edilenler mülakata çağırılır, mülakat sonrası başarılı olanlarla sözleşme imzalanır. Kendisi ile sözleşme imzalanan öğretmen, mesleki gelişimi için gerekli olan hizmet içi kurslara katılmayı da taahhüt eder. Daha sonraki yıllarda bu eğitim kurslarına katılmak, öğretmenin performans değerlendirmesine, kademe ilerlemelerine olumlu katkılar sağlamaktadır.

 

Bu ülkede veliler, oluşturdukları okul aile birlikleri ile okul müdürü ve öğretmenlerin değiştirilmesinde etkili rol oynarlar.

 

Japonya’da öğretmen olabilmek için yüksek okul mezunu olmak ön şarttır. Daha sonra yerel ve bölgesel olarak yetkilendirilen kurumların açtıkları sınavda başarılı olmak gerekir.

 

Öğretmenler, belediye, mahalle, köy eğitim komitesinin kendisi için gerekli gördüğü hizmet içi eğitim programlarını ret edemez. Kanunlarında öğretmenlerin kendilerini sürekli yetiştirmek ve geliştirmek gibi bir yükümlülükleri olduğu görülür. Ayrıca resmi olarak yapılan denetlemeler sonucunda iyi not alan öğretmenlerin maaşlarında artış olabilir.

 

Görüldüğü gibi ekonomik ve bilimsel gelişmişlik düzeyi yüksek olan ülkelerde öğretmene çeşitli yöntemlerle ve desteklerle kendini geliştirme yükümlülüğü verilmektedir. Öyle ki öğretmen gerek statü kazanmak, gerek sözleşmesini yenilemek, gerekse de ekonomik anlamda katkı sağlamak için hizmet içi yoluyla veya lisans üstü eğitim biçiminde gelişimini sürekli olarak desteklemek zorunda bırakılmaktadır.

 

Türkiye’de ise öğretmenleri, mesleki gelişimleri açısından zorunlu kılacak herhangi bir yükümlülük bulunmamaktadır. Türkiye’de öğretmenlik, Devlet Memurları Kanunu’nda belirtilen yaptırımlar hariç 65 yaşına kadar güvence altına alınmış bir meslektir. Mesleki gelişimde de gönüllülük ilkesine bağlıdır. Bu tür etkinliklere katılmak statü ve ekonomik katkı sağlamaz. Sadece son dönemde kariyer basamakları sınavını kazanan öğretmenlere

maaşlarında belli bir ücret katkısı sağlanmıştır. Bunun yanında ise yıllar yılı önemsediği ve teşvik ettiği yüksek lisans ve doktora eğitimi sonrasında bu tür öğretmenlere ödediği %25’lik ücret farklılığını ortadan kaldırmıştır.

 

Sonuç olarak Türk eğitim sisteminde öğretmenin mesleki gelişimi önemli bir sorundur. Çağdaş uygarlık yolundaki mücadelede ayakta kalabilmek için yeni ve etkili öğretmen yetiştirme ve öğretmenin mesleki gelişimini sağlayacak politikalar oluşturmak mecburiyetindedir ülkemiz.

 

 

KAYNAK: Ülkelerin Öğretmen Yetiştirme Sistemleri(MEB. Öğretmen Yetiştirme

ve Eğitimi Genel Müdürlüğü)

Yorum Yaz