Öğrencilere kitap okuma alışkanlığı kazandırmada Öğretmenin soru

Öğretmenlerin Yapabileceği Çalışmalar

 

 

 

 

Bir öğrencinin kitap okuma alışkanlığı kazanmasında anne-babadan sonra en çok etkili olan kişiler öğretmenleridir. Özellikle ergenlik döneminde öğrencilerin kitaba ilgi duymalarını sağlamak güçleşmektedir. Buna rağmen yapılacak çalışmalarla çok olumlu sonuçlar almak da mümkündür.

·  Öncelikle okuma alışkanlığı kazandırmada kendi rolünün önemine inanmalı ve kendisi de iyi bir okuyucu olarak olumlu örnek olmalıdır.

Öğrencilere temel okuryazarlığın okuma alışkanlığına dönüşmemesi hâlinde bir anlam ifade etmediği anlatılmalıdır.

·  Öğrencilerin ne tür kitaptan hoşlanacaklarını bilmeli ve ona göre eserler tavsiye etmelidir. Kitap günlüğü ve okuyucu pasaportu tutmaları teşvik edilerek her öğrencinin okuma durumu ile ilgili daha somut bilgiler elde edilebilir.

·  Bilhassa ilköğretimin ilk sınıflarında mutlaka sınıf kitaplıkları kurdurmalı ve işlettirmelidir. Sınıf kitaplığının hemen yanında panoda öncelikli okunması gereken kitaplar sergilenmeli, öğrencilerin kitapla iç içe olmaları sağlanmalıdır.

·  Okulda sene boyunca kitap okumanın önemini anlatan bir duvar gazetesi bulundurulmalı, zaman zaman yazılar güncelleştirilmelidir.

·  Sınıfça bir dergiye abone olunmalı ve derginin mümkün olduğu kadar çok sayıda öğrenci tarafından okunması teşvik edilmelidir.

·  Sınıf öğretmenleri serbest okuma saatleri düzenlemeli, çocukların kendi seçtiği eserleri okuması için ortam hazırlamalı, öğrencilerin sessiz okuma sırasındaki davranışlarını gözlemlemeli ve onları okuma teknikleri konusunda bilgilendirmelidir.

·  Öğrencilerin okudukları kitapla ilgili yazılarını duvar gazetesinde sergilemek onları olumlu yönde etkilemektedir. Yalnız bu tür çalışmalarda sadece özet yaptırma yöntemine başvurulmamalı, değişik çalışmalar yaptırılmalıdır.

·  Okuma alışkanlığı kazandırılması sırasında öğrencilerin eleştirici nitelikte okumaları teşvik edilmelidir. Not fişi tutma alışkanlığı kazandırılarak ileriki yıllarda bu notlardan nasıl yararlanacakları öğretilmeli ve birikim kazanmaları özendirilmelidir.

·  Sınıfça bazı dersler imkân varsa okul kütüphanesinde yapılmalıdır. Sınıfça zaman zaman çocuk ve halk kütüphanelerine gidilmelidir. Öğrencilerin bu şekilde kütüphanede nasıl davranmaları gerektiği öğretilmeli ve onların kitaplarla haşır neşir olmaları için ortam hazırlanmalıdır. Unutmamalı ki insan biriyle tanışmadan onu sevemezse kitapla karşılaşmayan, kitap denince sadece ders kitaplarını tanıyan öğrencilerin okumayı sevmesi beklenemez. Onların kütüphanenin havasını teneffüs etmeleri bile içlerindeki kitap sevgisini canlandıracaktır.

·  Öğretmenin işi sadece kitapların önemine inandırmak değildir; aynı zamanda öğrencilere belli kitapları değişik yöntemlerle sunmalıdır. Bunu yapabilmek için de kendisinin bu tür kitapları okuması, değerlendirmeler yapması gerekir.

·  Özellikle okulun sonlarına doğru rehberlik servisiyle de işbirliği yaparak öğrencilerin ilgi duydukları meslekte kullanabilecekleri kitaplar konusunda onlara yardımcı olunmalıdır. Böylece faydacı okuma öğretilmiş olur.

·  Çocuğun okuma seviyesi ve becerisi konusunda anne ve babasıyla işbirliği yapılmalı, onların çocuklarıyla ilgilenmelerinin getireceği sonsuz faydalar kendilerine anlatılmalıdır. Okuyan örnek olmaları ve evde mutlaka küçük de olsa bir kitaplık yaptırmanın önemi anne-babalara anlatılmalıdır. Öğretmenler anne babaların eğitim düzeylerini dikkate alarak onları bu konuda eğitmenin gereğini yerine getirmelidir.

·  Eğer bir kişinin okuma becerisi zayıfsa bu insanın zevk için kitap okuması söz konusu değildir. Hızlı okuma kursları hakkında bilgi sahibi olmak, okuma hızı konusunda çalışmalar düzenlemek yerinde olacaktır. Yalnız hızlı okumanın yeri geldikçe yapılmasının yararlı olacağı da hatırdan çıkarılmamalıdır.

·  Çocukların özellikle doğum günlerinde birbirlerine hediye olarak kitap almaları özendirilmelidir. Aynı şekilde öğrencilere ödül verilecekse bunun kitap olmasına öncelik verilmelidir.

·  Kitapların pahalı olmasından yakınmamaları için gerek okul, gerekse halk kütüphanelerinden ödünç kitap alma konusunda bilgilendirilmelidir. Kütüphanelerin yeri ve işleyişi öğretilmelidir. Sınıf kitaplıklarına işlerlik kazandırılarak hem kendi seviyelerine uygun kitap almalarını hem de bunu her zaman yapabilmelerini sağlamış oluruz.

·  Kitap okuma denince ülkemizde genellikle roman ve hikâye türü kitapların okunması akla gelmektedir. Bu anlayışı değiştirmek, öğrencilerin biyografi, gezi, hatıra, kişisel gelişim, araştırma vb. kitaplara yönelmesini sağlamak öğretmenlere düşmektedir.

·  Kitap halkaları oluşturmak veya grup çalışmaları yapmak suretiyle çok sayıda öğrencinin kitap okuma çalışmalarına katılımı sağlanmalıdır.

·  Ödevler okumayı sağlayıcı tarzda verilmeli, sadece bir ansiklopedi maddesini yazma şeklinde yapılanlar değerlendirilmeye alınmamalıdır. Öğrencilere ödevini daha iyi yapması için kitap alması gerektiği söylenmelidir. Harçlığının bir kısmıyla kitap satın alması onun kitap sevgisinin en büyük göstergesidir.

·  Değişik ortamlarda (park, kantin, servis araçları, metro vb.) kitap okumaları için fırsat verilmeli hatta özendirilmelidir. Unutmayalım ki çoğumuza batılıların kitap sevgisinin olduğu öne sürülürken plajda kitap okumaları örnek olarak gösterilmiştir.

·  Okudukları kitaplarla ilgili değerlendirmeleri yayınevlerine gönderilmeli ve böylece kitapların daha kaliteli olması için öğrencilerin görüşlerinin ne kadar önemli olduğu gösterilmelidir. Gelen cevaplar birlikte gözden geçirilmelidir.

·  Kitle iletişim araçlarının kitap okumaya engel olduğunu gündeme getirmek meseleyi çözmekten çok uzaktır. Bunun yerine aralarında ilişki kurmak gerekir. Televizyonda seyredilmesine karşı olunan filmlerin, dizilerin, tartışma programlarının, hatta kliplerin temelinde okumanın yattığını hatırdan çıkarmamalıyız. Saatlerce televizyon seyretme yerine seçici olmanın önemi anlatılmalı ve alternatif çalışmalar yapılmalıdır. Ödevlerin bir kısmı da bu uzlaşmayı geliştirici mahiyette verilebilir.

·  Okumayan öğrencilerin kitap okumama sebepleri araştırılmalı, mümkün olduğu kadar çözümler aranmalıdır. Bu konuda anne-babalara daha çok görev düştüğü de gözden uzak tutulmamalıdır.

·  Okulun imkânları bulunuyorsa yazarlar davet edilmeli, onların okuma ve yazma dünyaları hakkında öğrenciler bilgi sahibi kılınmalıdır.

·  Okuma alışkanlığı kazandırma için yapılan araştırmalar gözden geçirilmeli ve başka öğretmenlerin uygulamaları denenmelidir. Kendi bulduğu bir yöntem de başka öğretmenlere iletilerek sonuçları değerlendirilmelidir. Çok sayıda öğretmenin yapacağı küçücük katkılarla inanılmaz sonuçlar alınabileceği hatırdan çıkarılmamalıdır.

·  Başarmak için bir şeyin önemine inanmak çok önemlidir. Gayret edilirse sonuç alındığını herkes görecektir. Önemli olan bu hususta çaba sarf etmek ve öğretmenin rolünün büyüklüğünü kabul etmektir. Özellikle kırsal kesimde anne ve babaların bu konularda fazla bilinçli olmadığını dikkate alırsak öğretmenlerin yükünün ve sorumluluğunun ne kadar fazla olduğunu çok daha iyi anlarız.

     Kitap okuyan Öğretmenin Öğrencisi de kitap okur .... :) 

Yorum Yaz